14
Nis
Veliler İçin Dijital Vatandaşlık Eğitimleri Devam Ediyor
(Visited 5 times, 5 visits today)
Veliler İçin Dijital Vatandaşlık Serisinin beşinci bölümü, 13 Nisan 2026 tarihinde saat 20.00 ‘de çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Serimizin konuğu Siber Güvenlik Uzmanı Okan ALGÜN idi.
Okan Algün, “Yapay Zeka Çağında Siber Güvenlik: Yeni Nesil Tehditler” adlı eğitimimizde, dijital dünyanın yeni kurallarını, yapay zeka çağının getirdiği karmaşık tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilmesi gereken savunma mekanizmalarını ve ailelerin alması gereken hayati önlemleri tüm detaylarıyla ele almıştır.
Eğitimde Öne Çıkan Başlıklar:
Dijital Dünyanın Yeni Paradigması: Veri Üretimi ve Ayak İzi
Eğitimde verinin doğasındaki radikal değişim üzerinde durulmuştur. Eskiden veri üretmek bilinçli bir eylemken, günümüzde dijital evrende var olmanın doğal bir “yan ürünü” haline gelmiştir. İnternet trafiğinin büyük kısmının insanlar yerine botlar ve makineler arası (M2M) iletişimden oluştuğunu açıklayan “Ölü İnternet Teorisi”, bilgi kirliliğinin boyutlarını gözler önüne sermektedir. Bireylerin bıraktığı dijital ayak izi, artık bir özgeçmişten (CV) çok daha önce incelenmekte ve dijital ortamda yapılan paylaşımlar kalıcı birer “özgeçmiş” haline gelmektedir.
Siber Güvenlikte Katmanlı Savunma ve “Beden” Modeli
Siber güvenlik sadece yazılımsal bir koruma değil; Ulusal Siber Savunma (enerji, finans, ulaşım gibi kritik altyapılar), Kurumsal Güvenlik ve Kişisel/Aile Koruması olmak üzere üç ana katmandan oluşmaktadır. Okan Algün, siber güvenlikte “herkese uyan tek bir reçete” olmadığını belirterek, savunma mekanizmalarının kişinin dijital alışkanlıklarına ve risk profiline göre (S’den XXL’e kadar risk bedenleri gibi) özelleştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle çocuklarda 15 yaşından sonra teknik filtreler yetersiz kaldığı için, bu yaştan itibaren etik değerleri kapsayan “karakter koruması” en temel savunma hattı olarak tanımlanmıştır.
Müdahale Yazılımları, Ebeveyn Kontrolü ve Yaş Sınıflandırması
Küçük yaşlarda ebeveyn kontrollü hizmetler ve filtreleme yazılımları etkili bir koruma sağlasa da, yaş büyüdükçe bu kısıtlamaların teknik olarak aşılabilir hale geldiği belirtilmiştir.
Çocukların teknolojiyle olan ilişkisinde sağlıklı sınırların çizilmesi için şu net öneriler paylaşılmıştır:
Ebeveynlerin cihazların sesini kısmamaları, çocukların dijital ortamdaki tepkilerini (korku, aşırı heyecan vb.) izlemesi gerektiği vurgulanmıştır. Çocukların teknoloji bağımlısı olarak doğmadığı, ebeveynlerin yanlış tutumlarının bu süreci tetiklediği hatırlatılmıştır.
Çocukların “Paralel Dijital Hayatı” ve Sempatik Şiddet
Çocukların internet kullanımı video izleme, ödev ve sosyal etkileşim odaklı ilerlerken, yaşla birlikte güven kaynağının aileden arkadaş çevresine kaydığı istatistiklerle sunulmuştur. Bu süreçte en büyük tehditlerden biri, şiddetin sevimli veya eğlenceli şekilde sunulduğu “Sempatik Şiddet” içerikleridir; bu durum çocukların şiddeti kanıksamasına yol açmaktadır. Ayrıca yapay zekâ sistemleri, bireylerin sadece 300-500 veri noktasını (tıklamalar, beğeniler) analiz ederek, “Big Five” kişilik modeli üzerinden bir sonraki adımlarını %80’in üzerinde bir doğrulukla tahmin edebilmektedir.
Bilişim Hukuku: “Oyun Hatası” mı, “Adli Suç” mu?
Dijital dünyadaki haklar ve ihlaller; 7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde değerlendirilmektedir. Çocukların internette “sadece şaka” olarak gördüğü eylemlerin Türk Ceza Kanunu’ndaki yasal karşılıkları büyük önem taşımaktadır. Bir arkadaşının oyun şifresini izinsiz almak “Bilişim Sistemine Girme”, başkasının fotoğrafını paylaşmak “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” ve dijital platformlardaki hakaretler adli suç kapsamındadır. “Sözcükler ve görüntüler çocuk kalır, bedeli yetişkin olur” uyarısıyla, bu eylemler için tedbir kararları uygulanır, sonuç alınamazsa ceza alırlar ve verilen maddi zararlardan Suça Sürüklenen Çocukların sorumlu olduğu hatırlatılmıştır.
Kriz Anı Yönetimi: İlk 1 Saatlik “Acil Servis” Haritası
Siber Suçlar ve Yeni Nesil Tehditlerin Hukuki Boyutu Siber suçlar kapsamında; kişisel verilerin ele geçirilmesi, Deepfake teknolojisi kullanılarak yapılan kimlik hırsızlıkları ve “Grooming” (çocuk kandırma) gibi ağır suçlar detaylandırılmıştır. Özellikle yapay zekâ destekli saldırıların geleneksel siber suçlardan çok daha karmaşık olduğu ve bireyin davranış analizine dayalı manipülasyonların da artık suç kapsamındaki değerlendirmelerde yer aldığı belirtilmiştir. Anonim kalma düşüncesiyle (Discord, Omegle gibi platformlarda) işlenen suçların, OSINT (Açık Kaynak İstihbaratı) teknikleri ve dijital adli bilişim yöntemleriyle aydınlatılabileceği, dolayısıyla dijital dünyada tam bir gizliliğin olmadığına dikkat çekilmiştir.
İrtibat Kurulacak Merciler ve Yardım Kanalları Herhangi bir siber zorbalık, taciz veya siber suçla karşılaşılması durumunda izlenmesi gereken resmi yollar eğitimde net bir şekilde paylaşılmıştır. Bir siber mağduriyet (şantaj, dolandırıcılık, istismar) yaşandığında ailelerin “rezil oluruz” düşüncesiyle sessiz kalması, failin elini güçlendiren en büyük faktördür.
Dijital bir saldırıyla karşılaşıldığında ilk 1 saat içinde yapılması gerekenler şunlardır:
Ailelerin ve bireylerin bir ihlal durumunda şu kanallar üzerinden irtibat kurmaları önerilmiştir:
Ebeveynler İçin Pratik ve Teknik Güvenlik Çözümleri
Ailelerin güvenliğini artırmak için somut öneriler paylaşılmıştır. Yapay zeka destekli ses ve görüntü taklitlerine (deepfake) karşı, aile içinde “gerçekten o kişi olduğunuzu kanıtlayan” gizli bir “aile parolası” belirlenmesi hayati önemdedir. Ayrıca dijital içeriklere karşı “İçerik Analizi, Tepki Gözlemi, Ebeveyn Eşliği ve Süre Kontrolü” adımlarından oluşan dört adımlı doğrulama stratejisinin uygulanması tavsiye edilmiştir. Dijital minimalizm benimsenmeli, platform sayısı azaltılmalı ve cihazlarda yükleme ayarları mutlaka ebeveyn kontrolünde tutulmalıdır.
Eğitimin temel mesajı olan “Dijital dünyada haklarını bilmeyen, kendini koruyamaz” ilkesi, siber güvenliğin teknik bir meseleden ziyade bir farkındalık ve karakter meselesi olduğunu kanıtlamıştır. Çocuklarımızın bugün attığı her dijital adımın yarın onların gerçek özgeçmişi olacağı bilinciyle, güvenli bir gelecek için ebeveynlerin çocuklarıyla açık diyalog kurması ve onlardan rehberlik isteyerek dijital dünyayı birlikte öğrenmeleri önerilmiştir.
Sayın ALGÜN’ün bilgi ve deneyimleri, ebeveynlerin dijital dünyada daha bilinçli ve güçlü adımlar atmasına ışık tuttu. Bu değerli katkılarından dolayı Sayın Okan ALGÜN’e içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
‘’Veliler İçin Dijital Vatandaşlık ‘’ eğitim serimiz ile ailelerin dijital vatandaşlık bilincini artırmaya ve çocukların güvenli, bilinçli bir dijital yaşam sürmelerine katkı sağlamaya devam edeceğiz.
Serimizin sonraki bölümlerinde buluşmak üzere…
Millî Eğitim Bakanlığı Millî Eğitim Akademisi...
6–10 Nisan 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin...
🎙️ Konuğumuz: Siber Güvenlik Uzmanı Sayın...
Hatay/Dörtyol Mevlana Anadolu İmam Hatip Lisesi...
8 Nisan 2026 tarihinde Bulancak ilçesinde...